SEVGİLİ VTB ÜYELERİ

 

22 Ocak 2006 da seçtiğiniz Yönetim Kurulumuz adına,karşınıza ilk kez bu yazıyla çıkıyorum.Yaklaşık beş aylık bir sürede yaptığımız çalışmalar aşağıdaki  satırlarda yer almaktadır.

Yönetim Kurulumuz ilk toplantısını 30 Ocak 2006 tarihinde gerçekleştirdi.Bu toplantıda,Türkiye Tenis Federasyonuna aşağıdaki yazının yazılması ve yazının Dernek Kurullarına seçilen asıl ve yedek bütün üyeler tarafından imzalanması kararlaştırıldı.

 

 

TÜRKİYE TENİS FEDERASYONU BAŞKANLIĞI’NA

                                                                           ANKARA

 

Veteran Tenisçiler Birliği Gençlik ve Spor Kulübü Derneği Olağan Genel Kurul Toplantısı 22 Ocak 2006 günü yapılmıştır.

Dernek Yönetim,Denetim ve Disiplin Kurulları’na  seçilen Üyeler,30 Ocak 2006 günü yaptıkları toplantıda,Dernek faaliyetlerinin Türkiye Tenis Federasyonu ile iş ve görüş birliği içerisinde  yapılmasının, Türk Tenisi ve Derneğin menfaatleri açısından taşıdığı büyük önemin altını çizerek,Dernek Kurullarının oy birliği ile katıldıkları bu görüşün Türkiye Tenis Federasyonu’na arz edilmesine karar vermişlerdir.

 

Saygılarımızla

 

TTF Yönetim Kurulu yazımızı görüşerek,Kurul Üyelerinden Sayın Cem İncesulu’yu Derneğimiz ile temas kurmak üzere görevlendirdi.

Sayın İncesulu,TTF-VTB ilişkileri ve VTB nin tekrar turnuva organize etmesi konusunda bazı önerileri olacağını,önce eski VTB Başkanlarımızdan Sayın Ali Kurt’a,  sonra da telefonla  bana söyledi. TED Kulübünde Hülya Avşar Turnuvası sırasında tesadüfen karşılaştık.Sayın İncesulu, Tenis Federasyonu Başkanı Sayın Azmi Kumova’nın da orada olduğunu söyledi.Beni Başkan ile tanıştırdı.Sayın Kumova, Sayın İncesulu ve ben rastlantının yarattığı bu fırsatı değerlendirerek , TTF VTB ilişkilerinin geleceğini konuştuk.Olumlu geçen bu görüşme sonunda, Sayın Kumova Sayın İncesulu’ya, yasal gerekliliklere ve yürürlükteki mevzuata uygun biçimde konuyu halletmesi görevini verdi.

 

Sayın İncesulu ve Yönetim Kurulu Üyemiz Sayın Ergül Güner bir araya gelerek, VTB’nin  düzenleyeceği turnuvalar üzerinde çalıştılar.Bu çalışma sonrasında,sayın İncesulu kendi hazırladığı bir metni bize iletti.Bu metin tarafımızdan aynen imzalanarak kendisine verildi.Sayın İncesulu bir süre sonra ,TTF İstanbul Ofisinin bağlı olduğu Federasyon Yönetim Kurulu Üyesi Sayın Gürsel Tarım’ın önerileri ile bazı değişiklikler yaptığını ifade ederek, bize yeni bir metin gönderdi. Sayın Tarım’ın oluru ile Sayın İncesulu tarafından hazırlanmış olan, aşağıdaki yazıyı, yine aynen imzalayarak,5 Nisan 2006 tarihinde,Federasyon’a ilettik.

 

 

 

 

 

 

Türkiye Tenis Federasyonu Başkanlığına;

 

Federasyon Yönetim Kurulu Üyesi Cem İncesulu ile yapılan görüşmeler neticesinde, 2006  faaliyet takvimi içinde bulunan veya takvime yeni alınacak olan max. 8 adet veteran  turnuvasının aşağıdaki şartlar çerçevesinde VTB Cup turnuvaları olarak yapılması konusunda ön mutabakata varılmıştır.

 

  1. VTB Turnuva afişlerinde TTF ve VTB logosu kullanılacaktır. VTB Cup Turnuvaları için yapılan her türlü afiş, duyuru, yazışma TTF onayı sonrası yapılacaktır.
  2. Turnuva düzenleyen kulüp, kulüp ve VTB üyelerine katılım ücreti indirimi yapabilecek ve bu bilgi turnuva afişinde yer alacaktır.
  3. Turnuva kuraları TTF tarafından çekilecek, VTB kura çekiminde temsilci bulundurabilecektir.
  4. VTB Cup Turnuva Puanları TTF tarafından İstanbul Bölge Puanı kapsamında tutulacaktır.
  5. VTB Cup Turnuvaları sonucu yıl sonunda,bu turnuvalardaki puanlara göre VTB Ustalar Şampiyonası adlı final turnuvası yapılacaktır.
  6. TTF ye ödenen katkı paylarından  VTB ye tekler için 2 YTL, çiftler için 1 YTL aktarılacaktır.
  7. Turnuvalarda TTF resmi topları kullanılacaktır.
  8. Turnuva yapan kulüpler TTF Ruhsat ve Tescil Yönetmeliğine göre tescil edilmiş olacaktır.
  9. Turnuvalara sadece TTF Lisans Yönetmeliğine uygun lisans almış oyuncular katılabilir..
  10. VTB turnuvalarında Wild Card hakkı VTB tarafından kullanılacaktır.
  11. VTB Turnuvalarının hakemleri TTF MHK tarafından atanacaktır.
  12. TTF’nin ana sponsorları dışında bulunacak sponsorluk gelirleri turnuvaların yapılacağı kulüplere ve VTB ye kalacaktır.

     

 

Kulüplerle yapılacak görüşmelerde beyan edebilmemiz için yukarıdaki metnin onayı hususunu arz ederiz.

 

Saygılarımızla.

 

 

 

  Cem Özoral                                        Nizami Ondalıkoğlu

Genel Sekreter                                 Yönetim Kurulu Başkanı

 

 

Kendileri ile görüştüğümüz Sayın Tarım ve  Sayın İncesulu,bize yazının kısa sürede onaylanacağını ifade ettiler.

Ancak birkaç gün sonra Sayın İncesulu,TTF Başkanı Sayın Kumova’nın, yazının 29 Nisan tarihinde yapılacak TTF Yönetim Kurulunda görüşülerek karara bağlanmasının daha uygun olduğunu söylediğini ve bu nedenle yazı ile ilgili kararın yönetim kurulu toplantısında alınacağını söyledi.Bu gelişme üzerine Başkan Yardımcımız Sayın Vedat Başaran Sayın Gürsel Tarım’ı arayarak, Başkan’ın bu isteğinin neden kaynaklandığını sordu.

Sayın Tarım kendisine, kararın Yönetim Kurulundan çıkmasının daha iyi olacağını, böylece kimsenin karar haberimiz olmadan alındı diyemeyeceğini,artık işin sonuna gelindiğini ve 29 Nisana kadar sabretmemizi  söyledi.

 

29 Nisan 2006 günü yapılan TTF yönetim Kurulu Toplantısında Federasyon Yönetim Kurulu, kendi Üyesi Sayın Cem İncesulu’nun yazdığı ve tarafımızdan sadece altına imza atılan yazı için “değerlendirmede uygun bulunmamıştır” kararına vardı.Alınan karar bize,aşağıda yer alan 05.05.2006 tarih ve 604 sayılı  yazı ile tebliğ edildi.

 

TTF DEN GELEN YAZIYI GÖRMEK İÇİN LÜTFEN TIKLAYINIZ.

 

Bu kararın alındığıTTF Yönetim Kurulu  toplantısı Veteran Takım Şampiyonası sırasında Antalya’da yapıldı. Yönetim Kurulu Üyelerimizden Sayın Zuhal Aydınlıoğlu da, takım oyuncusu olarak orada bulunuyordu.5 Mayıs 2006 günü saat 10.30 da Federasyon Başkanı Sayın Kumova ile bir kahve sohbeti yapma imkanı buldu.Sayın Aydınlıoğlu bir saat sonra beni aradı.Sayın Başkanın kendisine kararın olumsuz çıkması hakkında;

“Yönetim Kurulu böyle takdir etti.Ben de olumsuz oy verdim.Zaten günde 20-30 kişi bana, VTB yi bir daha bu işlere karıştırma,bunlar ikilik çıkarmaktan başka bir iş bilmezler diyor.Kişisel düşünceme göre Türkiye’nin en büyük sorunu otorite boşluğu. Azmi Kumova olarak ben Federasyon yönetiminde asla bir otorite boşluğu yaratılmasına izin vermem.VTB nin artık tek seçeneği Kulüpleşmek.O zaman VTB ye de diğer kulüpler gibi  birkaç turnuva verebiliriz...Dediğini bana iletti.

Sayın Aydınlıoğlu aynı gün beni bir defa da, Federasyon Yönetim Kurulu Üyesi Sayın Cem İncesulu ile yaptığı görüşme için aradı.Sayın İncesulu’ya, kendisine ait olan VTB’ nin 8 adet VTB Cup yapması teklifinin TTF Yönetim Kurulunca “değerlendirmede uygun bulunmamasını”  nasıl karşıladığını sorduğunu,Sayın Cem İncesulu’nun da:

Ben VTB ye turnuva falan teklif etmedim,sadece VTB ye iyilik yapmak istedim. Ben ve başka 2 Üye  olumlu oy kullandık.Ama Başkan ve diğer üyeler olumsuz oy kullandılar,ne yapayım!. Dediğini anlattı.

Sayın Cem İncesulu ile daha sonra, benim de müşterek bir dostumuzun evinde  konuşma imkanım oldu.Kendisi Türkiye’de Tenis’in artık  Devlet adına Federasyon’un kontrolünde olduğunu, Federasyon’un izni olmadan kimsenin tenis organizasyonu yapamayacağını, hazırladıkları ceza yönetmeliğinin yürürlüğe girdiğini. Aykırı davrananlara ceza verileceğini söyledi.

VTB için hazırladığı yazının Federasyon’da yapılan değerlendirmede uygun bulunmaması konusunda sorduğum soruya verdiği cevapta ise,Sayın Kumova’nın VTB tarafından metnin altına atılan imzalardan birinin Genel Sekreterimiz Sayın Cem Özoral’a ait olmasına ve Yönetimimizin, önceki VTB Yönetimi tarafından TTF aleyhine açılmış olan davayı (temyiz aşamasında olan ve TTF Web Sitesinde VTB nin kaybettiği belirtilen dava) geri çekmemiş olmasına tepki gösterdiğini,bu nedenle konuya olumsuz yaklaştığını belirtti.

”Hala bana geçen sene beni defalarca İstanbul’a gelmeye mecbur bırakan şikayetlerin altında imzası bulunan adamın imzası ile yazı gönderiyorlar.İşbirliği ve yakınlaşma konusunda samimi olsalar zaten davayı da geri çekerlerdi” dediğini söyledi.

Buraya kadar,hiçbir şey eklemeden sizlere beş aylık TTF VTB ilişkilerinin kronolojik anlatımını yaptım.

Aşağıdaki bölümlerde ise,VTB Başkanı sıfatı ile,beş aylık tavrımızın nedenlerini ve yaşadıklarımız hakkındaki yorumlarımı sizlere açıklamak istiyorum.

 

TAVRIMIZ ve KARŞILAŞTIĞIMIZ TAVIR

Sayın Üyeler,seçildiğimiz günden itibaren olaylara,tartışma ve gerginlik yaratmamaya özen göstererek yaklaştık.Geçmişte yaşananlara suçlu veya sorumlu aramak yerine, çalışmalarımızı gelecek için çözüm üretmeye yönelttik.Federasyon’un bizimle görüşen Üyelerinin üzerimizde bıraktıkları izlenimle,5 Nisanla 29 Nisan arasında Federasyon’un kararını beklerken, çözüme ulaşmak üzere olduğumuzu sandık.

Ama sonra, yukarıda tamamını gördüğünüz,

 …”Durumu bilgilerinize sunar,iyi çalışmalar dileriz.

                                                                   Saygılarımızla

şeklinde biten;bir resmi kuruma saygı ile arz ettiğimiz yazımıza,adeta bir şirketin muhatap firmaya yeni fiyat listesini takdim edercesine sonlandırılmış;saygılarla bilgi sunan ve iyi çalışmalar dileyen bitişi ile de, kesinlikle “Devlet” yazışma literatüründe yepyeni ufuklar açacak olan 5 Mayıs tarihli tarihi cevap yazısı ile ayıldık.

 

YORUMUMUZ

Sayın VTB Üyeleri, yukarıdaki anlatımlardan da açıkça anlaşılacağı gibi,VTB Ocak’tan Mayıs’a kadar Federasyon tarafından oyalanmıştır.

Amacın turnuva zamanına kadar bekletip,sonra da “iyi çalışmalar dileyerek, ortada bırakmak olduğu ayan beyan görülmektedir.

Bu davranışta kin, hınç alma,yetkiyi keyfi kullanma, laubalilik gibi,Devlet adına iş gördüğünü iddia eden bir kuruluşun uygulamalarında bulunmaması gereken ne ararsanız, diz boyu mevcut.

Tenisi organize etmek ve geliştirmek adına yetkileri ve görevleri yasa ile tanımlanmış bir Kurumun, amacı tenis oynatmak olan bir sivil toplum örgütünü böylesine ilkel yöntemlerle engellemesini,ne sporla ne hukukla açıklamak mümkün değildir.

Tenis Federasyonunun yetkili ağızlarının beyanlarına ve yazılı bildirimlerdeki üsluplarına, uygulamalardaki hoyrat tutumlarına bakınca insan, acaba  bu Tenis Federasyon’u özerkleşti mi,devletleşti mi;ya da bir darbe ile Anayasa’daki temel hak ve özgürlüklerin bir bölümü, haberimiz olmadan askıya mı alındı? Diye düşünmeden edemiyor.

Bir bakıyorsunuz  “Sitelerdeki kortlar için yöneticiler Federasyondan ruhsat alacaklar, yoksa o kortlarda tenis oynatmam”  diyorlar.

Bir bakıyorsunuz sporcu lisans mevzuatını adeta kökünden değiştirecek bir veteran tenisçi lisansı modeli ortaya koyuyorlar.

Bir anda bütün lisans bürokrasisini 30 YTLye indirgeyiveriyorlar.

30 YTL  veren Veteran Cennetine kabul ediliyor.Vermeyen yallah fikstür cehennemine.

Bu veteran tenis lisansının bir de sağlık muskası özelliği var. Alan kendi beyanı ile her türlü sağlık sorunundan muaf oluyor.

Oysa bakıyorsunuz Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü Sicil Lisans Yönetmeliğinin ilgili 22.maddesine “Sporcuların yarışmalara katılabilmeleri için lisans almaları şarttır. Spor yapmaya ve müsabakalara katılmaya elverişliliği sağlık raporu ile tevsik edilmeyenlere lisans verilmez. “ diyor.

Aynı hükümleri  Federasyonun lisans talimatının 6.maddesinin d fıkrasında da bulabilirsiniz.

Ama yukarıda belirttiğimiz gibi,veteransanız ve 30 YTL verirseniz,sizin lisansınız için bu amir hüküm,sağlık sorunum yoktur yazıp imzaladığınız anda geçerliliğini yitiriyor.

 

Yakında duvar yaparken resmi top mecburiyeti,raketlere ücretli bandrol uygulaması, servis ve volelere hız sınırı cezası gelirse şaşırmamak lazım.

 

Eee, özerk olunca kendi bütçeni kendin doldurman gerekiyor.

 

SONUÇ ve KARARIMIZ

Federasyon bize iyi çalışmalar dilemiş yazısında.

Bundan sonra iyi çalışacağımızdan kimsenin şüphesi olmasın.

Uzun bir aradan sonra, kortlarda ilk buluşmamız Levent Tenis Kulübünde olacak. LTK,VTB işbirliği ile  özel bir double-mix  turnuvası düzenliyor.

Başlangıç tarihi 16 Haziran.

Detaylı bilgi sitemizden ve diğer yollardan sizlere ulaştırılacak.

Bu özel turnuvaya tüm veteranların katılması en büyük dileğimiz.

Tenisi seven,özgürce  tenis oynamak isteyen,ama keyfi uygulamalardan dolayı kafası karışmış ve çekince gösteren herkese sesleniyorum,bir derneğin amacı doğrultusunda,kendi üyeleri ve onların misafirleri için özel tenis turnuvası düzenlemesi hiçbir yasaya aykırı değildir. Aksine bu tür bir faaliyetin engellenmesi yasaya aykırılık teşkil eder.

Biz bütün bunları bildiğimiz halde,beş aydır sadece kırgınlıklar,dargınlıklar ortadan kalksın diye,apaçık hakkımız olan faaliyetler için bile Federasyonla işbirliği içerisinde yola çıkalım dedik.Bu iyi niyetimiz bize beş ay kaybettirdi.Bu süre içerisinde Federasyon tarafından oyalandık.Bizzat Sayın Başkan, halledin dediği işe,beş ay sonra kendisi olumsuz oy verdi.

Biz özel turnuvalarımızı düzenlemeye kararlıyız.

Gönüllerinin bize açık olduğundan emin olduğum kulüplerimizden,kapılarını da bize açmalarını bekliyoruz.

İnanınız ki; bir daha kimse,makam hatırından faydalanarak,telefonla hukukun önüne geçmeyi başaramayacak.

VTB Türkiye’de veteran tenisini yoktan var ederek, büyük zevk aldığımız bu ortamı yarattı. Bizim için keyif anlamına gelen veteran tenisi,TTF için sadece bir basamak.

Amaçları veteran tenisine yararlı olmak değil,veteranlarınların tenise olan ilgi ve katkısını kullanarak,Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü’ne bütçe hedeflerini tutturduklarını,teniste ne kadar çok lisanslı oyuncu yarattıklarını göstermek.

Bu Türk tenisi için yararlı olacaksa,bunun karşısında olmamız düşünülemez bile.

Ama maalesef uygulamadaki görünüm odur ki,Federasyonun veteran uygulamalarındaki prensibi ben Devlet’im,para ver,dediğimi yap,sesini çıkarma esasına dayanmaktadır.Yoksa 30 YTL tahsil etme adına ne lisans müessesesi bu denli dejenere edilirdi,ne de yüzlerce veteranın adı turnuva fikstüründen silinirdi.

 

Nasıl TTF’nin Türk Tenisi üzerindeki,sınırları yasalarda belirlenmiş yetki ve sorumlulukları eleştirilebilir,ama kesinlikle hiçbir kişi veya kurum tarafından yok sayılamazsa,özel ve tüzel kişilerin yasalardan kaynaklanan hakları da Federasyon tarafından yok sayılamaz.

Ben devletim, tenis benden sorulur şeklinde sınırsız bir yetkiden söz etmenin hukuk devleti içerisinde yeri olamaz.

Yukarıdaki sebeplerle, VTB olarak kaynağını yasadan almayan afra tafralara kulak asmayacağımızın ve gerektiğinde hakkımızın teslimi adına,kim alınır gocunursa gocunsun,geçmişte olduğu gibi yargı yoluna baş vurmaktan çekinmeyeceğimizin herkesçe bilinmesini istiyoruz.

Hele hele de Federasyon’un VTB’nin geleceği  hakkındaki değerli tavsiyelerine asla itibar etmeyeceğimizden herkes emin olsun.

VTB bir gün ortadan kalkacaksa, bu VTB den çekinenler istediği için  değil ,VTB üyelerinin özgür iradesi ile olacaktır.

 

Saygılarımla

 

Nizami Ondalıkoğlu

 

Veteran Tenisçiler Birliği

Yönetim Kurulu Başkanı